| |
EDİRNE
1.Gün: İstanbul-Edirne
Siz saygıdeğer konuklarımızla yola çıkıyor ve Çorlu, Lüleburgaz yoluyla Osmanlı İmparatorluğuna 92 yıl başkentlik yapmış şehrimiz Edirne’ye varıyoruz. Trakya’nın önemli kültür miraslarını barındıran bu Anıt Kentimizde Camileri, Çarşıları, Köprüleri, Tarihi evleri tanıyacak, Balkan savaşlarında kullanılan askeri mimari örneği Bucuk Tepe Tabyası’nı Şükrü Paşa Anıtını, Balkan ve Sırp Sındığı Savaş Müzelerini, Saray içini, tarihi Kırkpınar yağlı güreş çayırını, Adalet Kasrı, Fatih ve Saray Köprüleri’ni, gezeceğiz. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet ve Cem Sultan’ın hükümdarlık sürdükleri sarayda yer alan Babüssade, Saray Mutfakları, Hamamın yanı sıra Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı ve Balkan Şehitliği’ni ziyaret edeceğiz. Daha sonra 16.yy.da su sesi, müzik ve güzel kokularla akıl hastalarının tedavi edildiği ve 2004 yılında Avrupa konseyi tarafından Avrupa müze ödülüne layık görülen 2.Beyazıt külliyesi sağlık müzesi gezilerinin ardından Meriç Nehri kıyısında akşam çaylarımızı alıyoruz. Lozan Barış Antlaşmasıyla Türk topraklarına katılan Edirne’de ayrıca, Karaağaç, Tarihi Meriç Köprüsü, Lozan Anıtı, Tren İstasyon’u gezileri sonrasında şehir merkezine dönerek otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğinde beraberce eğlenceli bir Roman gecesi yaşıyoruz.
2.Gün: Edirne-İğneada-Kıyıköy-İstanbul
Gezi Programı: Sabah kahvaltısı sonrası, kapısıyla ünlü Üç Şerefeli Camii, yazılarıyla ünlü Eski Camii(ulu camii) ve Mimar Sinan‘ın “ustalık eserimdir” dediği Selimiye Camii ve Arasta Çarşısını geziyoruz. Sonrasında Edirne’nin ünlü deva-i misk tatlısı, badem ezmesi, Edirne peyniri, aynalı gelin süpürgesi, yöresel mis meyve sabunları alışverişi için serbest zaman veriyor, konuklarımıza şehrin ünlü Ciğer Tavacıları’ndan söz etmeyi de ihmal etmiyoruz. Buradan, Bulgaristan sınırımıza 12 km. yakınlıkta yer alan ve 20 km. uzunluğunda plaja sahip doğal cennetlerimizden biri olan İĞNEADA’ ya uğrayacağız. Burada alacağımız öğle yemeğinden sonra kısa turumuzda; Harap, yıkılmış KALE’ si ve geçmişte odunculukla geçinen Rumlar’ ın yaşadığı evlerin görülmesinin ardından Istranca ormanlarının derinliklerinde, içinden akan nehir ve 3 km. den uzun GALERİLERİ, gizemli sarkıt ve dikitleriyle ünlü DUPNİSA MAĞARASI’ nı (İBLİSİMA) hayranlıkla gezeceğiz. İçinden nehir geçen ve 3 km. uzunluğunda bir Galeriye sahip Mağaranın gezilmesi ardından İstanbul’a doğru yol alırken Saray İlçesi üzerinden Trakya'nın gizemli Kasabası Kıyıköy'e uğruyor, Bizans ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan bu kasabada Kaleyi, karakteristik evleri ve limanı tanıyoruz. Kıyıköy’ün sahil şeridi, temiz havası, bozulmamış mimari dokusu, eşsiz güzellikteki doğası, taze deniz ürünleri dikkatimizi çekiyor. Ortaçağ adı Salmydessosu olan Kıyıköy’de antik kentin surlarını ve ilk kez 6. yüzyılda Lustirianus döneminde yapılmış. 9 ve 10. yüzyılda da onarım görmüş olan Kale’yi, doğa ile iç içe küçük kaya manastırını ziyaret ediyoruz. Daha sonra Lalapaşa İlçesinde Dolmen ve Menhir adı verilen taş mezarları ve Sinanköy gezilerinin ardından İstanbul’a varıyoruz.
|